X
    Categories: Kadıköy

Trans Derya ile Bahariye’de İnsanları

Sadece Ayakkabılarından Tahmin Etme Oyunu

Bazı sohbetlerin nasıl başladığını sonradan hatırlamak mümkün olmuyor. Trans Derya ile Bahariye’de yaptığımız bu küçük oyun da tam olarak böyle başladı. Ortada hazırlanmış bir plan, çekilecek bir video ya da ciddi ciddi uygulanacak bir deney yoktu. Bir kahve içip biraz dolaşacaktık. Hepsi buydu.

Bahariye’de bir kafede cam kenarında otururken Derya bir anda karşı kaldırımdan geçen birini gösterdi.

“Bak,” dedi, “bu adam kesin birazdan bir yere yetişemediğini fark edip koşmaya başlayacak.”

Nereden çıkardığını sordum.

“Ayakkabısından.”

İnsanların karakterlerini ayakkabılarından çözdüğünü iddia eden biriyle tartışmanın pek anlamı yok. Üstelik bunu o kadar ciddi bir yüz ifadesiyle söylüyordu ki ister istemez karşıdaki adamın ayakkabısına baktım.

Adam koşmadı.

Derya birkaç saniye sustu.

“Bugün izinli olabilir,” dedi.

İlk tahminimiz böylece daha oyunun başında çöktü.

Bahariye’de Beş Dakikalık Oyun Nasıl Bir Saati Geçti?

Bir süre sonra masada konuştuğumuz konu tamamen değişti. Gelen geçen insanların yüzlerine bakmak yasaktı. Sadece ayakkabıları görecek ve kişinin nereye gittiğini, nasıl biri olabileceğini ya da o gün ne yaptığını tahmin edecektik.

Derya kuralları hemen belirledi.

  • Yüze uzun uzun bakmak yok.
  • Kıyafetin tamamından ipucu çıkarmak yok.
  • Sadece ayakkabı ve yürüyüş şekline dikkat etmek var.
  • Kimse hakkında kırıcı yorum yapmak yok.
  • En önemlisi, bütün tahminlerin tamamen sallama olduğunu unutmamak var.

Son madde özellikle önemliydi. Çünkü birkaç dakika içinde kendimizi hiç tanımadığımız insanların hayatları hakkında senaryo yazarken bulduk.

Derya’nın oyun kuralı:
“Bir ayakkabıdan insanın karakteri anlaşılmaz. Ama hikâye uydurmak için gayet güzel malzeme çıkar.”

Beyaz Spor Ayakkabılı Adam Vakası

İlk ciddi adayımız hızlı adımlarla yürüyen beyaz spor ayakkabılı bir adamdı. Ayakkabıları o kadar temizdi ki Derya birkaç saniye inceleyip kararını verdi.

“Bu adam bugün yeni ayakkabısını ilk kez giymiş.”

“Nereden biliyorsun?”

“Çünkü insan yeni ayakkabıyla böyle yürür. Basarken bile dikkat ediyor.”

Ben başka bir teori ortaya attım. Adamın ayakkabıları eskiydi fakat onları sabah temizlemişti.

Derya kabul etmedi.

“Hayır. Kutudan bugün çıktı.”

Adam birkaç metre ileride durdu, telefonuna baktı ve yoluna devam etti. Gerçeği hiçbir zaman öğrenemedik ama Derya puanı kendisine yazdı.

“Neye göre puan aldın?” dedim.

“İtiraz etmediğine göre doğru tahmin etmişimdir.”

Oyunun hakeminin de Derya olduğunu o anda öğrendim.

Bahariye Kalabalığına Bir Kez Farklı Bakınca…

Normalde Bahariye’den geçerken insan kalabalığı tek bir görüntü gibi geliyor. Birileri karşıdan geliyor, birileri tramvayın yanından geçiyor, başka biri telefonuna bakarak yürüyor. Fakat dikkatinizi küçük bir ayrıntıya verdiğinizde görüntü değişiyor.

Bir anda yürüyüş hızlarını fark etmeye başlıyorsunuz.

Kimisi gerçekten bir yere yetişmeye çalışıyor gibi. Kimisi ise hiçbir yere yetişmek istemiyor. Bazıları dükkânların önünde yavaşlıyor, bazıları önündeki kalabalığı geçmek için sürekli yön değiştiriyor.

Trans Derya için ise bütün bunların açıklaması ayakkabılardaydı.

“İnsanların nereye gittiğini bilmiyorum ama bazıları yürürken sanki hayatın final bölümüne yetişiyor.”

Bu cümleyi söyledikten birkaç saniye sonra gerçekten çok hızlı yürüyen bir kadın geçti. Derya ayakkabılara baktı ve bu kez hiçbir şey söylemedi.

“Tahmin yok mu?” dedim.

“Var ama yetişsin önce. Sonra konuşuruz.”

Topuklu Ayakkabı Teorisi Üç Dakikada Çöktü

Derya’nın ikinci büyük teorisi topuklu ayakkabılar üzerineydi. Ona göre Bahariye’de öğleden sonra yüksek topuklu ayakkabıyla hızlı yürüyebilen birinin “hayatta artık hiçbir şeyden korkması mümkün değildi.”

Bu bilimsel açıklamanın kaynağını sordum.

“Kendim.”

“Başka kaynak?”

“Yeterince güçlü bir kaynak olduğumu düşünüyorum.”

Tam bu konuşmanın üzerine yüksek topuklu ayakkabıyla yürüyen biri kaldırımın bozuk kısmında bir anda yavaşladı. Derya da teorisini hemen güncelledi.

“Tamam, belediye çalışmalarını hesaba katmamışım.”

Oyun ilerledikçe kuralların ve teorilerin gerektiğinde değiştirilebildiğini anlamıştım.

Bir Çift Eski Spor Ayakkabı Bütün Oyunun Havasını Değiştirdi

Yaklaşık kırk dakika sonra eski, kenarları hafif aşınmış spor ayakkabılar giyen yaşlıca bir adam geçti. Bu kez Derya şaka yapmadı.

Bir süre adamın arkasından baktı.

“Bunlar uzun zamandır onunla,” dedi.

“Ayakkabılar mı?”

“Evet. Bazı insanlar rahat ettiği şeyi kolay kolay değiştirmiyor.”

Bu tahminin doğru olup olmadığını elbette bilmiyorduk. Fakat oyun ilk kez komik bir senaryo üretmek yerine başka bir düşünceye dönüştü.

Derya kendi ayakkabılarına baktı.

“Ben eskiden her şeyi çok hızlı değiştirirdim,” dedi. “Saç, kıyafet, çevre… Sanki aynı kalırsam sıkılacakmışım gibi. Sonra bazı şeylerin eski olduğu için değil, artık sana iyi gelmediği için değiştirilmesi gerektiğini öğrendim.”

Bir anda ayakkabı tahmininden hayat konuşmaya nasıl geçtiğimizi ikimiz de fark etmedik.

Trans Derya’nın Bahariye Gözlemleri

Derya’nın iddialarını toparlamasını istedim. Sonuçta yaklaşık bir saattir insanları yalnızca ayakkabılarından tahmin etmeye çalışıyorduk ve elimizde hiçbir bilimsel veri yoktu. Buna rağmen kendisinden oldukça emindi.

Derya’ya göre Bahariye ayakkabı rehberi
  • Çok hızlı yürüyen spor ayakkabı: Bir yere geç kalmış olabilir.
  • Tertemiz beyaz ayakkabı: Muhtemelen yeni alınmıştır. Derya’ya göre kesin yeni alınmıştır.
  • Eski ama rahat görünen ayakkabı: Sahibi konforundan memnundur.
  • Yağmurlu havada süet ayakkabı: Hava durumuna bakılmamıştır.
  • Uzun yürüyüşe uygun ayakkabı: “Biraz dolaşalım” cümlesini tehlikeli biçimde uzatabilir.

Listenin hiçbir maddesinin bilimsel olmadığını tekrar hatırlattım.

“Zaten bilimsel olsaydı eğlenceli olmazdı,” dedi.

Son Tahmin Bu Kez Kendimiz İçindi

Kahveler bitmişti. Bahariye’deki kalabalık biraz daha artmıştı. Masadan kalkmadan önce Derya oyunun son turunu önerdi.

Bu kez birbirimizin ayakkabılarına bakacaktık.

Ben başladım.

“Seninki kolay. Uzun süre dışarıda kalacağını biliyordun. Rahat bir şey seçmişsin.”

Derya başını salladı.

“Fena değil.”

Sonra benim ayakkabılarıma baktı.

Bir süre sustu.

“Sen eve erken döneceğini düşünmüşsün.”

Doğruydu.

“Bunu gerçekten ayakkabıdan mı anladın?”

Güldü.

“Hayır. Seni tanıyorum.”

Oyunun o günkü en doğru tahmini de buydu.

İnsanları Bir Bakışta Çözdüğümüzü Sanmak

Bahariye’den ayrılırken oyun hakkında konuşmaya devam ettik. Aslında bir saat boyunca yaptığımız şeyin insan zihninin sık sık yaptığı bir alışkanlığın abartılı hali olduğunu fark ettik. Küçük bir ayrıntı görüyor ve geri kalan hikâyeyi kendimiz tamamlıyoruz.

Ayakkabıdan meslek, yürüyüşten karakter, bir yüz ifadesinden bütün bir gün hakkında sonuç çıkarmak kolay. Fakat çoğu zaman gerçeği bilmiyoruz.

Trans Derya bunu tek cümleyle özetledi:

“İnsanları tahmin etmek eğlenceli, tanımadan karar vermek ise başka bir şey.”

Belki o günkü oyunun en anlamlı tarafı da buydu. Başlangıçta sadece gelen geçen insanların ayakkabılarına bakıp saçma hikâyeler uyduruyorduk. Bir saat sonra ise ne kadar az bilgiyle ne kadar büyük sonuçlara varabildiğimizi konuşuyorduk.

Peki Derya’nın Tahminleri Tuttu mu?

Açıkçası bilmiyoruz.

Beyaz spor ayakkabılı adamın ayakkabısını gerçekten o sabah alıp almadığını öğrenemedik. Hızlı yürüyen insanların geç kalıp kalmadığını da sormadık. Eski spor ayakkabılı adamın onları neden değiştirmediğini bilmiyoruz.

Ama zaten mesele doğru tahmin etmek değildi.

Bir kahve içmek için oturduğumuz masada başlayan saçma bir oyun, Bahariye’de yaklaşık bir saat boyunca çevremize normalde bakmadığımız şekilde bakmamızı sağladı. Derya’nın bazı teorileri üç dakika dayanmadı, bazıları ise düşündüğümüzden daha uzun bir sohbete dönüştü.

En sonunda Bahariye’den Moda tarafına doğru yürümeye başladık. Yaklaşık yüz metre sonra Derya karşıdan gelen birinin ayakkabılarına baktı.

Ben daha ağzımı açmadan:

“Hayır,” dedi. “Oyun bitti.”

Beş saniye geçti.

Sonra dayanamadı.

“Ama o kesin bir yere geç kaldı.”

kadikoytravesti_qlhy8m:
Related Post